Şanlıurfamız ile birlikte Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon ve Van illerimizde bir düğün, bayram havasıdır gidiyor. Büyükşehir olacağız diye herkeste bir sevinç, bir sevinç sormayın gitsin…
İktidar ve muhalefet partilerinin taşra teşkilatları bu konuda neredeyse birlikte halay çekecek duruma gelmişlerdir. Büyükşehir yasasının aslını astarını araştıran, soruşturan bilen yada bilenlere danışan yok… Tam manasıyla bir, sürü psikolojisi; herkes için iyi ise benim için de iyidir. Herkes seviniyorsa ben de sevinmeliyim!
Yazılarımızın sürekli takipçisi olanlar iyi bilir ki, biz bu yazımızın yayınlandığı üç haber sitesi ve Şanlıurfa Gazetesindeki köşemizde, sürü psikolojisine karşı olanların sesi olmaktayız. Biz doğru bildiğimizi, hak bildiğimizi, Hakk için yazarız. İşte şimdi bütün bu değerler ışığında bu büyükşehir olayına bir bakalım…
13 ilin büyükşehir olmasıyla birlikte Büyükşehir Belediyesi Kanununda da değişiklik yapılmakta ve büyükşehir olan ilin bütün ilçeleri merkez ilçe olmaktadır. Örneğin Şanlıurfa'nın mevcut 10 ilçesiyle birlikte yeni oluşturulacak 3 ilçesini de eklersek toplam 13 merkez ilçesi olacak. Bu ilçelere bağlı köyler mahalle olacak, bu da o köylerde yaşayanların felaketi olacaktır.
Bir gece 'köylü' olarak yatıp, sabah 'şehirli' olarak uyanacak olan kırsaldaki insanlarımız artık belediye sınırları dahilinde yaşayacakları için belediye kanun ve kurallarına da uyacaklardır. Yani daha önce evlenecek oğlu için tarlasının köşesine bir ev inşa eden köylü bunu artık belediyeden izin alıp, proje çizdirip bütün yasal yükümlülükleri yerine getirdikten sonra yapabilecektir. Yerleşim alanlarında tarım ve hayvancılık da yapamayacaklardır. Taa, ilkbahardan başlayıp, güz aylarına kadar hayvan dışkılarını toplayıp, yaptıkları tezekleri köyün ortasında kurumaya bırakamayacakları gibi, ısınmada da tezek kullanamayacaklardır. Köy meydanında düğün yapmak, davul çalmak, yöresel şölenler düzenlemek de artık izine tabi oluyor. Kendi kuyusundan yıllardır kullandığı suyu artık bağlı olduğu belediyeye faturasını ödeyecek kullanabilecek… 20 haneli bir köydeki (yeni statüye göre mahalle oluyor) bakkal ile Bahçelievler'deki, Yenişehir'deki, Sarayönü'ndeki bakkal bir tutulacak, o eski köy yeni mahalledeki bakkal vergi mükellefi olacak, yazarkasa alacak, belediyeden açılış ruhsatı alacak, ilan ve reklam vergisi, çevre temizlik vergisi ödeyecek… Çünkü köyler mahalle oluyor dedik ya, köylülerimiz bir gecede şehirli olacaklar.
Siverek ve Viranşehir'in bazı dağ köylerinde, Akçakale, Suruç ve Ceylanpınar'ın bazı sınır köylerinde daha henüz elektrik, yol, tuvalet, tuvalet ve şebeke suyu ile tanışmamış köylü vatandaşlarımızın uyum sürecinde epeyce zorlanacakları muhakkak…
Pekiyi, hizmet noktasında şehir merkezinde bile yetersiz kalan, kilitli parke taşı döşemek üzere 1 yıl önce girdiği Bahçelievler mahallesini darmadağın etmesine rağmen bugüne kadar dörtte birini bile tamamlamayı beceremeyerek burada boğulan belediyemiz 150 km. ötedeki bir köye nasıl hizmet götürecek?
Hani AKP döneminde artık aşina olduğumuz bir görüntü var ya; bir Emniyet Müdürümüzün veciz sözüne göre, dağda öldüğü için üzülmemiz gereken teröristler için belediyeye ait araçları ve imkanları seferber eden bu yerel yönetimler büyükşehir belediye statüsüne kavuşunca hele hele İstanbul, Kocaeli modelindeki gibi bir yetki ile donatılan yani bütün köylerin mahalleye dönüştürüldüğü şartlarda neler olur neler… Belediyenin imkanlarını, kaynaklarını terör örgütüne ve teröristlere aktarılmayacağına kim garanti verir?
Yakın zamanda bölücülük adına gösteri yapan şehir teröristlerinin BDP'li belediyeye ait iş makineleri ile polislere saldırdığı olay hafızalarımızdaki tazeliğini koruyor. Her zaman dediğim gibi, iç ve dış politikadaki beceriksizliğini, ekonominin raydan çıkmış olmasını, bölücülüğün had safhaya ulaşmasını gizlemek amacıyla, suni gündemler oluşturmakta profesyonel olan hükümet 13 ili büyükşehir kapsamına almakla en az 6 aylık yeni bir gündem daha oluşturmuştur.
2-3 aydan beri bugün olacak, yarın olacak diye konuşulan büyükşehir olayı şimdi gerçekleşiyor ve beraberinde getireceği sıkıntılardan dolayı aylarca da gündemde kalmaya devam edecektir. Sırf gündem oluşturmak için insanların düzenini bozmayı göze alan hükümet bu sorumsuzluğunun faturası halka çıkacaktır.
Büyükşehir oluyoruz diye bayram eden, zil takıp oynayan başta siyasetçilerimiz olmak üzere, bütün hemşerilerimin bir kez daha düşünmelerini ve köşemizde yazdıklarımızın doğruluğunu başka kaynaklardan teyit etmelerini diliyorum.