
Medya, klasik demokrasi anlayışında yasama, yürütme ve yargıdan sonra gelen 4. güç(kuvvet) olarak tanımlanır. Kamuoyu oluşturma, denetleme ve bilgi aktarma işlevleriyle siyasi süreçlerde ciddi bir etkiye sahiptir. Günümüzde ise internet ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bu gücün 5. gücedönüştüğüvarsayılmaktadır.
Geçtiğimiz aylarda herkesin kanını donduran Epstein isimli bir olay patlak verdi. Gerçi konu hakkında yıllar içerisinde cılız sesler yükselse de bunlar ciddiye alınmıyor, üstü hızlı bir şekilde kapatılıyordu.
Kısaca Siyonist Yahudiler tarafından organize edilen sapkın bir ritüel ifşa edildi. Siyasetten ekonomiye, bilişimden, sanat dünyasına kadar tanınmış, sevilen (!), takip edilen, övülen, örnek alınan bir çok insanın isim ve görüntüleri medyaya düştü.
JeffreyEpstein davası olarak bilinen bu olayda aralarında Prens Andrew, Bill Clinton, Donald Trump, ElonMusk, StephenHawking ve Bill Gates gibi dünya çapında tanınmış siyasetçiler…


İş insanları ve
ünlülerin bulunduğu çok sayıda ismin adı geçmektedir.Richard Branson, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, aktör KevinSpacey gibi isimlerin de adı belgelerde geçmektedir.Yayınlanan belgelerde Türkiye'den de bazı isimlerin adı geçtiği iddia edilmiştir. Bu isimler arasında İhlas Holding CEO'su gibi kişilerin de belgelerde niçin yer aldığına dair tartışmalar yaşanmıştır.
Peki Epstein olayı neydi? Kısaca; Yahudiler tarafından organize edilen bu sapkın ritüelde özellikle deprem gibi doğal afetlerin yaşandığı ülkeler ile savaşların meydana geldiği ülkelerde Yahudiler ile işbirliği içerisinde olan kişi ve dernekler marifetiyle küçük çocuklar kaçırılmakta ve bu çocuklar ABD Virgin Adaları'nda (Little St. James) bulunan ve “Pedofil Adası” olarak anılanJeffreyEpstein'in özel mülküne getirilmekte ve özellikle reşit olmayan küçük kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı için kullanılmıştır.

JeffreyEpstein’in2019'da cezaevinde intihar etmesiyle dava dünya gündemine oturmuştur.
Konu ile ilgili geniş inceleme ve araştırmalardan sonra insanın kanını donduracak, belli bir süreden sonra vicdan sahibi hiçbir insanın izlemeye yüreğinin dayanamayacağı ve bir daha bakmak istemeyeceği rezillikler, tecavüzler, işkenceler ve cinayetlere ait görüntüler ele geçirilmiştir.
Küçük kız çocukları istismar edilmekte, küçük çocuklardan adrenokrom denilen ve kan nakli ile vücuda nakledilen yenilenme, gençlik ya da ölümsüzlük iksiri adı altında bir hormon, korkutma ve işkencelerle küçük yaştaki çocuklardan alınmaktadır. Görüntülerde çocukların bilinçli bir şekilde korkutularak dehşete düşürüldüğü, türlü işkenceler yapıldığı, başka çocuklara işkenceler yapılırken diğer küçük çocuklara bunların zorla izletildiği ve çocuklarda büyük bir korku ve travma oluşturulmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır.

Hatta bazı çocuklar ölüm noktasına geldiğinde çocuklardan bu kanın alındığı çünkü çocuklarda adrenokromun en çok üretildiği anın bu an olduğuna inanıldığı için bu işkence yöntemine başvurdukları anlaşılmaktadır. Bunun en korkunç iki yönü ise gebe bırakılan küçük kız çocuklarının doğumu gerçekleştirilerek yeni doğan bu çocuklardan da söz konusu adrenokrom hormonunun alınması, ikincisi ve belki de daha da iğrenci yamyamlar gibi bu çocukların pişirilerek yenilmesi…
Kısaca özetlemeye çalıştığım bu olay gerçekten tüylerimizi diken diken etmekte ve nasıl bir dünyada yaşadığımızı sorgulamamıza neden olmaktadır.
Evet, eskiden Yahudinin kanlı böreği isimli kitaplardan okuduğumuz ve çok az bir kesim tarafından dile getirilen çocuk tecavüzleri, çocuk kanlarını içme, çocuk etlerini yeme ayinleriEpstein olayı ile birlikte gün yüzüne çıktı.
Evet, gerçekten bu kadar önemli bir olay nasıl oldu da kısa bir süre içerisinde dünya gündeminden düşürüldü? Yani milyonlarca belgeden oluşan bu olaylardan sadece 1 tanesi bir Müslüman tarafından gerçekleştirilse idi bu durum dünya gündeminden düşer miydi? Kesinlikle hayır! Günlerce, aylarca hatta yıllarca bu konu konuşulacak, gündem edilecek İslam ve Müslümanlar itham altında bırakılacaktı.
Peki, Epstein davası ne oldu, ismi geçenler yargılandı mı, süreç ne aşamada? Herhangi bir bilgi yok. Bugünkü gündemimiz ne peki? ABD ve İsrail’in komşumuz olan İran’a saldırması…

İran saldırısı ile beraber gündem unutturuldu. İsrail’in Epstein’i işaret ederek Donald Trump’a İran’a saldırması konusunda şantaj yaptığı medyada dolaşan bir haber oldu. Çünkü yayımlanan videolarda Donald Trump’ın da söz konusu adada küçük kız çocukları ile görüntüleri yer almakta hatta daha kötü görüntülerin olduğu ve bunun İsrail’in elinde olduğu İsrail’in bunu kullanarak Donald Trump’a İran’a saldırması konusunda şantaj yaptığı belirtilmektedir. Gerçekten de ortada hiçbir neden yokken ABD İran’a saldırmış bir kaç gün içerisinde biter denilen savaş günümüze kadar devam etmiş ABD bu savaş konusunda ciddi bir itibar kaybı yaşamıştır. Ancak asıl iki hedef olan İsrail’in güvenliği ve Epstein olaylarının unutturulması şuan için yerini bulmuş görünmektedir.
Burada 4. Güç olarak anılan medyanın etkisini görüyorsunuz. Tüm dünyayı istediği yönde manipüle edebilmektedir ve ne yazık ki medya gücünün çoğunluğu Siyonizmin kontrolündedir.
ABD’li bir yetkili ABD’de yayımlanan bir tartışma programında ABD’nin İran’da bir okulu vurması ve orada 200’e yakın kız öğrencinin öldürülmesi olayını şu şekilde savunmaktadır. İran barbar bir ülke, orada eşit şartlarda kızların büyümesi mümkün değil, bu kız çocukları büyüdüğü zaman burka giyecekler... Moderatör yani bu kızları öldürmek ile bundan kurtardık mı demek istiyorsunuz diye sorma gereksinimi duyuyor.

Hani ABD Irak’a saldırdığında oradaki minareler füze şeklindeydi demesi gibi bir bahane. Evet! Bunlar böyle cani insanlar. Baktığınız zaman zihniyet Yahudi ile aynı zihniyet. Gazze’de çocukları öldürürken bundan memnuniyet duyduklarını, bu çocuklar yarın büyürse başımıza bela olurlar o yüzden şimdiden öldürüyoruz bize niye kızıyorsunuz demeleri gibi bir canilik.

İnsanlıktan nasibi olmayanlar, pedofili sapıkları, insan eti yiyen yamyamlar, kendi zevkleri için hiçbir rezillikten çekinmeyen insanlığın insan olmayan bu numuneleri işte İslam’ı, İslam Peygamberi Efendimiz Alyehisselamı, Müslümanları kötüleyen aynı kişiler. Aslında İslam’a yönelttikleri her türlü suçlama kendi yaptıkları rezillik, canilik ve zalimliklermiş.
Medya, sosyal medya gerçekten çok güçlü. Müslümanlar olarak bizlerin de özellikle İslami kesim medya ve sosyal medyayı takip ederek, abone olarak vs. desteklemeliyiz. Sosyal medya olmasaydı Filistin’de yaşanan zulümler dünyaya yansıtılmayacak ve dünya genelinde kalbinde insanlık namına zerre kırıntı kaybetmeyen bunca inanç ve ırktan insanlar Filistin davasını savunmayacaktı. İnsanlar İslam ile Kuran ile Peygamber Efendimiz Aleyhisselam ile tanışmayacaktı. Müslümanları, zulüm altındaki Müslümanları tanımayacaktı. Irak’ın, Libya’nın ve bugün İran’ın aslında emperyalist devletler tarafından yer altı ve yer üstü zenginliklerini talan etmek için işgal edildiğini öğrenmeyecekti. Ve insanlar özellikle batıda fevç fevç İslam dinine koşmayacaktı.
Epistein olayı bu dönemde gün yüzüne çıkmış ve unutturulmaya çalışmış belki de en basit olaylardandır. Yahudiler asırlardır her ülkede olduğu gibi bugün de dünya üzerindeki her türlü fitnenin arakasındaki şeytani güçtür. Elindeki en büyük güç ise medyadır. Sosyal medya ülkemizde de dahil İsrail yanlısı, İsrail Ajanı, gizli Yahudi hesaplarla doludur. Ateizm adı altında, Tengricilik adı altında, Atatürk ve Türkçlük adı altında İslam düşmanlığı yapan tüm hesapların arkasında İsrail olduğunu unutmayın. Bunların tek derdi İslam’dır, İslam Peygamberidir, Müslümanladır. Yani bunların Türkiye diye, Atatürk diye, Türkçülük diye bir dertleri yoktur. Her paylaşımı İslam düşmanlığı üzerine kuruludur. Bilin ki bu hesaplar Yahudiyeyani İsraile hizmet eden hesaplardır.

Biz Müslümanların da yapacağı şey bu güç içerisinde kendi platformunu oluşturmak, Müslümanların yanında olmak ve her Müslümanın elinden gelen her türlü desteği bu tür İslamioluşumlara vermesidir. Cihad mı istiyorsunuz?İşte size cihad!.Sizin bugünkü cihadınız budur. Velhamdulillahirabbil alemin.