Bakkal Müslüm’ün iki gün sonra tedarikçiye yüklü bir ödemesi vardı. Bu ödemeyi yapabilmek için veresiye defterindeki alacaklarını tahsil etmesi ve dükkânda yüksek bir ciro yapması gerekiyordu. Ama mensubu olduğu partinin şehirde mitingi vardı ve bu mitingin kalabalık olması gerekiyordu. Bakkal Müslüm hiç tereddüt etmeden dükkanını kapattı ve otobüse binerek mitinge katılmak üzere şehre gitti.
İlçedeki çorap fabrikasında çalışan Murat, Levent, Fuat ve Ömer aldıkları asgari ücretle ev kiralarını ödemekte bile zorlanıyordu. Murat’ın iki, diğerlerinin birer çocuğu vardı. Çocukların maması, bezi, doktoru, ilacı vs. giderleri için ailelerinden destek alıyorlardı. İçinde bulundukları tüm maddi zorluğa rağmen ortaya koydukları birer asgari ücretle mahalleden bir dükkân kiralayarak üyesi oldukları partiye seçim bürosu kurdular.
Nuray kurumsal bir firmada çalışıyordu. Aşırı derece ciddi, disiplinli ve katı kuralları olan bu firmada siyaset yapmak işten atılma sebebiydi. Nuray’ın üç çocuğunun geçimi bu işten aldığı maaşa bağlıydı. Ama Nuray için gönül verdiği parti her şeyden önce gelirdi. Seçim dönemi boyunca şirket personeline parti propagandası yaptı ve nitekim bir ispiyoncunun şikâyeti üzerine şirketin başka bir şehirdeki şubesine sürgün gönderildi.
İbrahim, babasından kalan lokantayı işleterek hem kendi evinin hem de annesi ve kardeşlerinin geçimini temin ediyordu. İlçenin en büyük, temiz ve köklü lokantasıydı. İçki, kumar gibi bağımlılığı olmayan İbrahim’in tek bağlılığı partisineydi… Partisinin başarısı için her fedakarlığı yapardı. Seçim çalışmaları kapsamında lokantasını kiralamak isteyen rakip partiye red cevabı verince, çıkan kavgada lokantada sağlam tabak, bardak, cam, çerçeve kalmadı.
Ertuğrul, üniversitedeki öğrenci liderlerinden biriydi. Kendisiyle aynı partiye gönül veren yüzlerce genç ile birlikte sosyal ve kültürel yüzlerce faaliyetin içinde yer alıyordu. Ailesinin okulunu bitirip, işe girecek diye beklediği Ertuğrul, rakip partinin militanı gibi çalışan bazı profesörler yüzünden eften püften sebeplerle okuldan atıldı.
İlçenin önder çiftçilerinden Bekir, okuyan, yazan, araştıran, bilgili, birikimli bir gençti. Yaşadığı ilçenin dertlerini kendine dert edinen Bekir, ilçenin sorunlarını dile getirebilmek ve çözüm bulabilmek için bir gazete kurdu. Bekir gazetesinde savunduğu partinin haberlerini yaparken rakip partiye daha az yer verdiği için tepki çekiyordu. Önce gazetenin reklamları azaldı, resmi ilanları kesildi, sonra Bekir’in tarlasında şaibeli bir yangın çıktı, ekinler telef oldu. Siyasette taraf olmak Bekir’e çok pahalıya patlamıştı.
Bekir, Nuray, Ömer, Müslüm, Ertuğrul ve daha binlerce insanın kendi kulvarında çalıştığı, emek verdiği, propaganda yaptığı ve bu uğurda maddi, manevi zarar gördüğü siyasi partinin genel merkezi tarafından ilçenin belediye başkan adayı olarak açıklanan isim herkeste bir soğuk duş etkisi yarattı.
Çünkü açıklanan ismin o partiyle uzaktan, yakından ilgisi, alakası yoktu.